Rekabetin ön plana çıktığı globalleşen dünyada ancak ana faaliyet alanına odaklanan, bunun dışında kalan bütün işlerini profesyonel hizmet sağlayıcılarına bırakan firmalar ayakta kalabilecek. Firmaların başka türlü rekabette öne geçme şansları olamayacak.
IT sektörü, Cloud Computing servisleri sayesinde firmaların bu ihtiyacına cevap verecek. Amazon Web Services, Google ise salesforce.com ile bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yaptılar.Görünen o ki, firmalar açısından yönetilmesi en zor ve ama en hayati bölüm IT servisleri. IT servis bileşenlerinden birini aksaması, firmalar için, katlanılamayacak maliyetlere yol açabilmekte. Yeni nesil IT teknolojilerini kullanarak, bu alandaki boşluğu doldurmak ve vizyonu ile pazarı biçimlendirmek amacı ile kurulan HayatNet, fark yaratan, katma değeri olan servisleri ile IT pazarında farklı bir konumda. HayatNet’in hedef müşterileri: sistemlerinin durmasına tahammülü olmayan firma ve kuruluşlar. IT nin tüm bileşenleri, birer servis olarak veya tümden, bir Katalog yapısısı içinde HayatNet müşterilerine sunulmakta.
HayatNet kendisine, bu ‘Katalog’ u herhangi bir sektör kısıtlaması olmaksızın, tüm firmalara özel projelendirerek sunabilmeyi hedeflemiş. IT Network dergisi olarak bu sayımızda Hayat Net Genel Müdürü Sait Öksüz'ün konuğu olduk. Sait Bey, IT altyapısında gerçekleşen yeni yatırımlar, yeni faaliyetler ve Cloud Computing hakkında okuyucularımız için sorularımızı cevaplandırdı..
Bize öncelikle Hayat Net'ten kurulumundan ve faaliyetlerinden biraz bahseder misiniz?
HayatNet'ten bahsetmeden önce, Hayat Bilgi Teknolojilerinden bahsetmek gerekiyor. Dünyada özellikle 2000 yılından sonra bütün IT tabanı, sanallaştırmaya yerleşti. Sanallaştırma teknolojilerinde, bir şirket varki liderliği almış durumda, bu şirket VMware'dir. VMware özellikle büyük ölçekli kurumsal firmaların IT altyapılarını yeniden şekillendiren maliyet düşürücü çözümleri ile ön plana çıkmıştır. 2002 yılında Mustafa Kayer, geleceğin sanallaştırma üzerine şekilleneceği görerek Hayat Bilgi Teknolojilerini kurdu ve IT profesyonellerine bir misyoner gibi sanallaştırmayı anlattı. Tabi ilk başlarda karşısında IBM, HP gibi devler bulunuyordu ve bu devler, sanallaştırma konusuna ilk başta cephe aldılar. Ama bir müddet sonra teknoloji öyle bir noktaya geldi ki, maliyetler ve operasyonel bazda gerekliliklerle, şirketler sanallaştırmayı talep etmeye başladılar.
VMware Pazarda Büyüyüor
O aşamada, VMware pazarda ciddi bir kabul gördü. Aynı paralelde, bir taraftanda masaüstü ve uygulama sanallaştırma çözümleri devreye girdi. Bir tarafta VMware, sunucu sanallaştırmada, diğer taraftanda Citrix, kullanıcı tarafında, masaüstü ve uygulama sanallaştırma konusunda yaptığı çalışmalarla, tüm IT sektöründe kendilerini kabul ettirdiler. HayatNet’in kardeş şirketleri, VMware ve Citrix’in Türkiye Distribütörü olmalarının yanında, sertifikasyon merkezi de konumundalar. Büyük çaplı sanallaştırma projeleri ile 2007'ye gelene kadar neredeyse HayatNet ailesinin müşterisi olmayan kamu kuruluşu, banka ve büyük çapta kurumsal şirket kalmamıştır. Neticede çok büyük projeler gerçekleştirilmiş ve pazar sürekli bu konuda eğitilmiştir. Bunun sonucu çok büyük bir know-how edinilmiştir.
Cloud Computing'in Kullanımı Kaçınılmaz
Artık dünya genelinde sanallaştırma teknolojileri ile IT'deki kavramlar yeniden şekilleniyor. Dünya insanının IT'ye bakış açısı farklılaşıyor.
Bu bağlamda baktığınızda Cloud Computing kavramı devreye girmeye başlıyor. Nedir Cloud Computing: En basit tanımı ile tüm IT bileşenlerinin bir hizmet olarak sunulmasıdır. İlk yatırım maliyeti neredeysse sıfırdır. Sadece kullandığınız kayanak kadar ödersiniz. HayatNet kardeş şirketlerinden edindiği tecrübeyi, profesyonel IT servislerine dönüştürmek amacı ile, 2007 yılında bir Cloud Servis Sağlayıcısı ve kurumsal bazda Datacenter hizmetleri vermek üzere kuruldu. Datacenter hizmetleri, altyapı olarak Türkiye’deki en gelişmiş binalardan birinde verilmekte. Bir Telekom Italya şirketi olan Med Nautilus’un, YeniBosna’daki binasında. Datacenter hizmetlerini Hizmet verdiğimiz bina, 9 şiddetinde depreme dayanıklı, bütün sistemleri yedekli, kablolar ve boyalar dahil yanmaz malzemelerle inşa edildi. Binanın kurulduğu günden bu yana ortak hizmet veriyoruz. Bu ortaklık bağlamında, mevcut alt yapıyı kullanarak kendi cihazlarımızı yerleştirdik. Bu şekilde HayatNet olarak edindiğimiz bilgi birikimini, servis olarak müşterimize sunuyoruz. Örnek verecek olursak, şu anda Eskidji'nin bütün alt yapı hizmetlerini biz sağlıyoruz. Eskidji, HayatNet olarak sağladığımız bu alt yapı hizmetleri sayesinde, , yaptığı canlı müzayedeleri, Eylül ayı itibari ile online müzayedeye çevirecek. Aynı anda yüzbinlerce müşterisine ulaşabilir olacak. Bunu yaparken de bünyesinde tek bir sunucu barındırmayacak. Verdiğimiz Datacenter ve Cloud servislerini sadece İstanbul’dan değil, kurduğumuz canlı yedekli yapı sayesinde bu ay içinde Ankara’dan, Ağustos sonu gibi de Amsterdam'dan hizmet verir duruma geçeceğiz. Kullanıcılar kendilerine en yakın noktadan minimum gecikme ile hizmet alacaklar.
Yeni Yedekleme Üssü Kuruluyor
Ağustos sonu itibariyle faaliyete girecek bu hizmetimiz sayesinde diyelimki İstanbul'da birşey oldu Ankara'dan hizmet sağlayacağız. Diyelim Türkiye'de birşey oldu, kesinti gerçekleşmeden hizmetlerimize Amsterdam üzerinden devam edeceğiz. Biz sadece yurt içine hizmet vermiyoruz, Rusya’dan dahi müşterilerimiz var. Yurt dışındaki bir firmaya hizmet vermek için firma çıkışını İstanbul ya da Ankara üzerinden değilde Amsterdam'da kurduğumuz bu yeni merkezimizden gerçekleştiriyor olacağız. İlerleyen zamanlarda yurt dışındaki merkezlerimizin sayısınıda artırmayı düşünüyoruz. Biz şirketlere bir elektirik sayacı gibi bir su saati gibi kullandığın miktar kadar öde modelimizi uyguluyoruz. Tabi bu da verdiğimiz hizmeti farklı ve cazip kılıyor.
Cloud Computing Yatırım Gerektirmiyor
Bu modelimizde müşterilerimiz kullandığı uygulama ve tükettiği kaynak kadar ödeme yapıyor. Cloud Computing servis modeli sayesinde müşteri ilk yatırım maliyetinden kurtulmuş oluyor. IT maliyetleri tamamen, operasyonel maliyetlere dönüşmüş oluyor. Bunu şöyle örnekleyelim: Mesela bir firmanın 100 personeli var ve bunlar için Microsoft Office alacaksınız. Toplamda yaklaşık 700 Dolar civarında şu anda Office fiyatı. Bu durumda 70 bin Dolar civarında bir ilk yatırım gerekir ki tüm çalışanlarınıza office uygulamasını kullanabilsin. Bununla birlikte, aynı anda 100 kişi kullanmaz. Yani siz atıl bir yatırım yapmış olursunuz. Bizim önerdiğimiz sistemde ise böyle bir yatırıma gerek yok. Cloud Computing modeli ile, kullanıcı başına ayda 10 dolar civarında bir ödeme yaparak bu hizmeti almış oluyorsunuz ve sadece gercekten kullanılmışsa ücretlendiriliyor.
Cloud Computing ile hizmet alan firmaların kazançları sadece maddi anlamda diyebilir miyiz?
Maddi anlamda düşünürsek firmalar, öncelikle IT alt yapısı ve IT personeli maliyet yükünden kurtulmuş oluyorlar. Soğutma, elektrik, lisanslama, güncelleme, güvenlik gibi operasyonel diğer maliyetleri de kapsıyor. Firmalar kendi ana işleriyle uğraşmaya devam edebiliyorlar. IT yönetmek ve bunun arkasında durmak başlı başına bir konu aslında. IT, şirketlerin tüm faaliyet alanlarına işlemiş durumda. IT’nin çökmesi firmanın faaliyetlerini sürdürememesi demek. Yani bir felaket durumunda firmanın katlanmak durumunda olduğu görünmeyen maliyetler var: Pazar kaybı, prestij, müşteri memnuniyeti, çalışanların demotivasyonu, yasal takibat vb. İşte bu yüzden kurumsal ölçekli firmaların felaket kurtarma hizmeti almaları da çok önemli. Felaket kurtarma hizmeti almayan firmaların yaşayacağı bir felaketde, firmanın büyüklük derecesine göre milyar dolarları bulabilecek zararlara uğraması mümkün. Birde bu firmanın bayi ağı olan bir firma olduğunu düşnürseniz kendisinin kaybetitği değer ve maddiyatın yanı sıra ortaklarının ve bayilerinin de bu anlamda daralma ve maddi kayba uğramaları kaçınılmaz oluyor.
Felaket kurtarma çözümleri bir firmanın olmazsa olmazıdır diyebilir misiniz?
Felaket kurtarma çözümlerini şu anda popüler kılan şey şu: Datacenterler için söylüyorum, BDDK'nın şu an bir düzenlemesi var, bu düzenleme sayesinde özellikle bankalar ve sigorta şirketleri kendi merkezlerindeki IT'nin çökmesi durumunda bir taraftan yedeklemek durumundalar. Canlı bir sistemleri daha olacak ve herhangi bir çöküş anında direkt olarak hizmete girecek. Biz bu sisteme çok önceden geçmiş bulunuyoruz. BDDK'nın bu düzenlemesi sayesinde bu sistem daha bilinir ve popüler hale gelmeye başladı. Bizim burada verdiğimiz hizmet yine firma kendi IT alt yapısını koruyor, her hangi bir problem olması durumunda sistemlerini biz dakikalar bazen saniyeler süresi içinde ayağa kaldırıyoruz. Bu da firmalar için hayati önem taşıyor.
Sektöre baktığınızda son olarak sektör adına söylemek istedikleriniz nelerdir?
Sektörel bazda baktığınızda yakın bir gelecekte IT yepyeni bir şekil alacak. Hiçbir firma veya servis sağlayıcı bu değişime kayıtsız kalamayacaklar. Bilgi güvenliği konusu daha çok önem arzedecektir. Kişisel bilgisayar kavramı bir müddet sonra yeniden şekillenecek. Son kullanıcılar da, Cloud sistemine dahil olacaklar. Tüm verilerinize, bilgisayarınızın bozulma, çalınma, kırılma, virüs bulaşma korkusu olmadan, dünyanın her yerinden güvenli bir şekilde ulaşabileceksiniz.